Gastrik plikasyon revizyonu, midenin katlanarak dikildiği plikasyon ameliyatından sonra yeterli kilo kaybı sağlanamayan, kilo geri alınan ya da plikasyona bağlı şikâyetleri olan kişilerde yapılan ikinci işlemdir. İlk ameliyattan sonra yeniden bir karar vermek zorunda kalmak kaygı verici olabilir; ancak bu durum yalnız sizin yaşadığınız bir şey değildir ve çözüm kişiye göre planlanır.
Kısa cevap: Gastrik plikasyon revizyonu, katlanmış ve dikilmiş midenin değerlendirilip seçilmiş hastalarda tüp mide ya da gastrik bypass ameliyatına dönüştürülmesidir. Çoğu zaman önce plikasyon dikişleri açılarak mide eski şekline yaklaştırılır, ardından yeni yöntem uygulanır. Karar endoskopi, kontrastlı grafi ve reflü değerlendirmesi gibi tetkiklerle kişiye özel verilir.
Gastrik Plikasyon Nedir, Neden Revizyon Gerekebilir?
Gastrik plikasyon, midenin dış duvarının içe doğru katlanıp dikişlerle sabitlenmesiyle mide hacminin küçültüldüğü bir yöntemdir. Mideden doku çıkarılmaz; bu özelliği nedeniyle revizyon planlaması tüp mideden farklıdır.
Plikasyon sonrası revizyonu gündeme getiren başlıca durumlar şunlardır:
- Yetersiz kilo kaybı ya da zamanla kilo geri alma
- Katlantının gevşemesi ve mide hacminin yeniden artması
- Geçmeyen bulantı, kusma veya yemek takılması hissi
- Yeni başlayan ya da kötüleşen reflü
- Katlanan bölgede daralma veya tıkanma bulguları
Kilo geri almanın arkasında yalnızca anatomik değişiklik olmayabilir. İştah hormonlarının zamanla uyum sağlaması, sıvı kalori ve atıştırma alışkanlıkları, stres, uyku ve bazı ilaçlar da tabloya katkıda bulunur. Bu nedenle değerlendirmede her etken ayrı ayrı ele alınır; revizyonun genel olarak ne zaman gündeme geldiğini ayrı bir yazıda anlattık.
Gastrik Plikasyon Revizyonu Öncesi Değerlendirme
Değerlendirme, ilk ameliyatın raporu ve şikâyetlerin ayrıntılı öyküsüyle başlar. Plikasyonun ne kadarının korunduğunu, midede daralma ya da genişleme olup olmadığını görmek için görüntüleme yapılır.
- Üst sindirim sistemi endoskopisi ile mide iç yüzeyinin incelenmesi
- Kontrastlı (baryumlu) grafi ile geçişin ve mide şeklinin değerlendirilmesi
- Gerekirse bilgisayarlı tomografi ve mide hacmi ölçümü (BT volumetri)
- Reflü şüphesinde pH metre/impedans ve manometri
- Kan tahlilleri, diyetisyen ve psikolojik değerlendirme
Sigara kullanıyorsanız ameliyattan önce bırakmanız önemlidir; sigara kaçak ve ülser riskini artırır. Karar, cerrah, diyetisyen ve gerekiyorsa diğer uzmanların katıldığı multidisipliner bir yaklaşımla verilir.

Plikasyondan Tüp Mideye veya Bypass'a Geçiş
Plikasyon sonrası en sık konuşulan seçenekler tüp mide ve Roux-en-Y gastrik bypass (RYGB) ameliyatlarıdır. Her iki yöntemde de cerrah, önceki katlantıyı ve dikişleri dikkatle değerlendirir; dokunun durumu planı doğrudan etkiler.
- Tüp mideye dönüşüm: Reflüsü olmayan ve mide dokusu uygun olan seçilmiş hastalarda düşünülebilir. Plikasyon dikişleri açıldıktan sonra mide boyuna kesilerek tüp şekline getirilir.
- Gastrik bypass'a dönüşüm: Reflü, yutma güçlüğü veya katlanan bölgede belirgin değişiklik olan hastalarda çoğu zaman tercih edilir. Ömür boyu vitamin takviyesi ve düzenli kan tahlili gerektirir.
Bypass seçeneğinin ayrıntılarını tüp mideden gastrik bypass'a dönüşüm yazısında, daha önce tüp mide olmuş kişilerde uygulanan tekrar tüp mide (re-sleeve) yöntemini ise ayrı bir rehberde bulabilirsiniz. Benzer bir süreç olan mide bandından dönüşüm de karşılaştırma için faydalı olabilir.
Plikasyon sonrası yaşadığınız şikâyetleri konuşmak için iletişim sayfasından görüşme talep edebilirsiniz.
Ameliyat ve İyileşme Süreci
Gastrik plikasyon revizyonu çoğu hastada laparoskopik veya robotik olarak kapalı yöntemle yapılabilir. Önceki dikişler ve yapışıklıklar nedeniyle işlem ilk ameliyata göre teknik olarak daha zordur ve birkaç saat sürebilir.
Hastanede kalış çoğunlukla birkaç gündür. Erken dönemde yürümeye başlamak ve pıhtı önleyici tedavi önemlidir; beslenme berrak sıvılardan başlayarak diyetisyen planıyla haftalar içinde katı gıdalara ilerler. Revizyonda kaçak, kanama ve enfeksiyon gibi riskler ilk ameliyata göre daha yüksek olduğu için takip yakından yapılır. Revizyonun bütün aşamalarını revizyon tüp mide ameliyatı rehberinde ve revizyon tüp mide cerrahisi sayfasında ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.
Ameliyat sonrasında aşağıdaki bulgulardan biri olursa beklemeden başvurun:
- Ateş ve hızlı nabız
- Giderek artan karın ya da sol omuz ağrısı
- Nefes darlığı
- Geçmeyen kusma veya hiç sıvı tutamama
- Kan kusma ya da siyah renkli dışkılama
Sık Sorulan Sorular
Plikasyon dikişleri her zaman açılmak zorunda mı?
Bu karar ameliyat sırasında dokunun durumuna ve seçilen yönteme göre verilir. Tüp mideye dönüşümde katlantının çoğu zaman açılması gerekir. Bypass planlanan hastalarda ise cerrah, kalan mide bölümünü ve güvenli bir bağlantı yapılabilecek alanı birlikte değerlendirir.
Plikasyon sonrası reflüm var, hangi yöntem öne çıkar?
Reflüsü olan hastalarda tüp mide reflüyü artırabileceği için genellikle gastrik bypass seçeneği öne çıkar. Yine de karar, pH metre ve endoskopi gibi tetkiklerle reflünün şiddeti belirlendikten sonra verilir. Önce ilaç ve yaşam düzenlemesiyle şikâyetlerin kontrolü de denenebilir.
Revizyon yerine ilaç tedavisi seçeneği var mı?
Kilo geri alma yaşayan bazı hastalarda GLP-1 temelli ilaçlar hekim kontrolünde cerrahiye alternatif ya da destek olarak değerlendirilebilir. Yan etkiler ve ilaç bırakıldığında kilo alma olasılığı önceden konuşulur. Hangi seçeneğin size uygun olduğu muayene sonrası belirlenir.
Özetlemek gerekirse, gastrik plikasyon revizyonu katlanmış midenin değerlendirilip uygun hastalarda tüp mide ya da gastrik bypass'a dönüştürülmesidir. Reflü durumu, doku yapısı ve beklentileriniz yöntemi belirler. Bu süreçte amaç sizi suçlamak değil, size uygun yolu birlikte bulmaktır.
Plikasyon Sonrası Şikâyetleriniz İçin Değerlendirme Alın
Plikasyon ameliyatı sonrasında kilo geri alma, reflü ya da kusma gibi sorunlar yaşıyorsanız Doç. Dr. Vahit Mutlu ile Ataşehir/İstanbul'da görüşmek için iletişim formunu kullanabilir, 0533 895 49 00 numarasını arayabilir veya WhatsApp üzerinden mesaj gönderebilirsiniz.
Tıbbi Bilgilendirme
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerine geçmez. Size uygun yöntem, muayene ve tetkik sonuçlarına göre hekiminizle birlikte belirlenir.
